reklam

haberler

manşet haberler

Personel Gazete Sağlık Personeli PersonelSaglik.NET

27 Mayıs 2016 Cuma

Borsa günü yatay tamamladı

BIST 100 endeksi, dünkü kapanışa göre 6,74 puan azalırken toplam işlem hacmi 2,6 milyar lira olarak gerçekleşti. Bankacılık endeksi yüzde 0,37 yükseldi, holding endeksi yüzde 0,10 değer kaybetti. Sektör endeksleri arasında günün en fazla kazandıranı yüzde 1,20 ile "ticaret", en çok kaybettireni yüzde 1,46 ile "turizm" oldu.

Güne yükselişle başlayan BIST 100 endeksi, gün içinde 77.800 - 78.500 dar bandında dalgalı bir seyir izledi. ABD'de açıklanan 1'inci çeyrek GSYH verisinin beklentilere yakın yüzde 0,8 artmasının ardından küresel piyasalarda sakin bir seyir izlenmesi dikkati çekti.

Analistler, gelecek hafta yurt içinde mayıs ayı enflasyon, yurt dışında ise Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararı ve ABD tarım dışı istihdam başta olmak üzere açıklanacak verilerin takip edileceğini belirtiyor.

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımına ilişkin beklentilerin piyasaların ana yönü üzerinde belirleyici olacağını ifade eden analistler, BIST 100 endeksinin 77.500 seviyesinin destek, 79.400 seviyesinin direnç konumunda olduğunu kaydediyor.

(AA)

22 Mayıs 2016 Pazar

''Yıllık izinde yeni dönem başlıyor''

Şimdiye kadar izin süreleri; bir bölümü 10 günden az olmamak üzere, en fazla üçe bölünebiliyordu. Yeni dönemde işçiler, blok kullanılacak 10 gün dışındaki izinlerini isterlerse 1'er gün kullanabilecek. Bu, işçilere büyük bir avantaj sağlayacak. Ulusal ve dini bayramların başına ya da sonuna yıllık izin eklemek suretiyle hafta sonuyla da birleştirilerek daha uzun izin yapmak mümkün olacak.

2016 yılında Ramazan Bayramı 5 Temmuz Salı günü başlayacak, perşembe günü sona erecek. Pazartesi öğleye kadar ve cuma günü izin alan bir işçi bayram tatiliyle birlikte 9 güne kadar izin yapabilecek. Kurban Bayramı'nda 9 gün tatil yapmak için ise sadece 1 gün izin yeterli olacak. Çünkü Kurban Bayramı 12 Eylül Pazartesi başlayıp, perşembe gününe kadar devam edecek. İşveren, 10 günlük blok kullanılabilecek izni bölemeyecek. Bölerse işçi başına 285 lira idari para cezası ödeyecek.

KAÇ YIL ÇALIŞAN KAÇ GÜN İZİN KULLANABİLİYOR?

Yıllık izin hakkı, işyerindeki hizmet sürelerine göre şöyle:

Bir yıldan beş yıla (dahil) kadar olanlara: 14 gün

Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara: 20 gün

Onbeş yıl ve daha fazla olanlara: 26 gün

Hizmet süresi ne olursa olsun 18 yaşından küçük, 50 yaşından büyük işçilere: 20 gün

İZİN SIRASINDA BAŞKA YERDE ÇALIŞMAK YASAK

Geçim derdinde olan çoğu işçi yıllık izin döneminde para kazanmak için başka işte çalışabiliyor. Ancak, kanuna göre izin döneminde başka bir işte çalışmak yasak. Yakalanmazsa sorun yok ama yakalanırsa işveren izin dönemi için ödediği ücreti isteme hakkına sahip bulunuyor.

MEMURLARIN YILLIK İZİN HAKKI EN AZ 20 GÜN

İşçilerden farklı olarak devlet memurlarının yıllık izin süresi 20 günden başlıyor. Hizmeti 1 yıldan on yıla kadar olan memurlar 20 gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar ise yılda 30 gün izin hakkına sahip. Zorunlu hallerde, bu sürelere gidiş ve dönüşte ikişer gün eklenebiliyor.

İşçiler kullanmadıkları iznin parasını alma hakkına sahip ancak memurların böyle bir hakkı bulunmuyor. Memurların kullanılmayan izin hakları en fazla iki yıl devredilebiliyor. Kullanılmayan izinler iki yıldan sonra yanıyor.

Devlet memurları, isterlerse bir yıla kadar süreyle maaş almadan izin hakkını kullanabilirler. Bu izni çalışma yaşamları boyunca iki defa kullanma hakkına sahipler. Ücretsiz izin hakkından yararlanabilmek için memurun en az beş yıl hizmet süresinin olması gerekiyor.

HAFTA SONU TATİLİ İZİN GÜNÜNDEN SAYILAMAZ

Yıllık izinde işçi ile işvereni karşı karşıya getiren uygulamalardan biri, hafta sonuna rastlayan günlerin izinden sayılıp sayılmaması. Kanuna göre, yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmıyor. Pazartesiden başlayarak 5 gün izin alan işçi, hafta sonunu da ekleyerek daha uzun izin yapabilir.

YILLIK İZİN HAKKINDAN VAZGEÇİLEMEZ

İşçinin yılın belli dönemlerinde dinlenme hakkını kullanabilmesi ve işverenin suiistimal etmesini önlemek amacıyla kanunda koruyucu bir hüküm bulunuyor. Buna göre, işçi istese de izin hakkından vazgeçemez.

İZİN HAKKI 1 YIL ÇALIŞTIKTAN SONRA DOĞUYOR

Yıllık izin hakkını elde edebilmek için işçinin işyerinde işe başladığı günden itibaren bir yıl çalışmış olması gerekli. İlk defa işe başlayan gençler için deneme süresi de hesaba dahil ediliyor. Çalışma süresi arttıkça yıllık izin süresi de artıyor. Bir yıldan beş yıla kadar 14 gün, beş yıldan 15 yıla kadar 20 gün, 15 yıl ve daha fazla olan işçilere de 26 gün yıllık izin verilmesi gerekiyor. Ancak bunlar asgari süreler. Toplu sözleşmelerle bu sürenin üzerine çıkılabiliyor.

AYNI İŞYERİNDEKİ SÜRESİ DİKKATE ALINIYOR

Yıllık izinlerin hesaplanmasında çalışma hayatındaki toplam süre değil, aynı işverenin işyerlerindeki hizmet süreleri dikkate alınıyor. Bankalar veya çok şubeli şirketlerin farklı işyerlerinde geçen hizmet süreleri, yıllık iznin hesabında birleştiriliyor. Kaza veya hastalık nedeniyle işe gidilemeyen günler, kadın işçilerin doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadığı süreler, yıllık izin hesabında çalışılmış gibi kabul ediliyor.

MADENCİ 4 GÜN FAZLA İZİN YAPIYOR

Madenler ve diğer yeraltı işlerinde çalışan işçiler çok ağır koşullarda görev yaptıkları için geçen yıldan itibaren onlara fazladan 4 gün izin hakkı sağlandı. Çalışma süreleri itibarıyla diğer işçilere kaç gün izin hakkı tanınıyorsa, yeraltı işçilerine 4 gün daha ilave ediliyor.

18 YAŞ ALTI VE 50 YAŞ ÜSTÜNE EN AZ 20 GÜN

18 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük işçiler, çalışma süreleri kaç yıl olursa olsun yıllık en az 20 gün izin hakkına sahip.

İŞÇİLER İZİN PARASINI PEŞİN İSTEME HAKKINA SAHİP

İşveren, izin dönemine ilişkin ücreti işçiye, izne çıkmadan önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorunda. Örneğin, normalde ücretini çalışma bitiminde alan işçi, ayın 1'i ile 15'i arasında izne çıkacaksa, o sürenin parasını avans veya peşin olarak alabilir.

İZİN YERİNE PARASINI İSTEME HAKKI BULUNMUYOR

Bazen işçiler "Ben bu sene izin yapmayayım, bana izin paramı ödeyin" diyebiliyor. Kanuna göre bu mümkün değil. Çünkü işçinin izin hakkından vazgeçmesi mümkün değil. İzin parasını almak, ancak işten ayrılma halinde söz konusu olabiliyor.

(Habertürk)

İşte Memurun ve Emeklinin Temmuz Zammı!

Temmuz milyonlarca kişi için zam ayı. Hem memurlar hem de memur emeklileri maaşlarında artış görecek. Yüzde 5'lik toplu sözleşme artışıyla en düşük memur maaşı 2140 liraya çıkacak. Maaşlarda 100-350 lira arası artış olacak

Bu yıl 235 TL’ye ulaşacak Ocak’ta çifte zam alan memurlar ve memur emeklilerinin maaşı Temmuz’da da artacak.

Yılın ilk ayında maaşlarına yüzde 6 toplu sözleşme artışı ve yüzde 0.90 enflasyon farkı yansıtılan memurlar ve memur emeklilerinin Temmuz zammı yüzde 5 olacak.

Eğer ilk 6 aylık enflasyon yüzde 6’yı aşarsa, Temmuz’da maaşlara aşan kısım yansıtılacak.

Temmuz’daki yüzde 5 zam, en düşük memur maaşında 102 lira artış getirecek.

Ocak’taki çifte zamla birlikte bu yıl en düşük memur maaşında 235 liralık artış olacak.

En düşüğü 2039 lira Memur-Sen’in verilerine göre; en düşük bekar bir memurun maaşı Aralık 2015 itibarıyla 1906 liraydı.

Ocak ayında yüzde 6 artı yüzde 0.90 artışın yansıtılmasıyla en düşük memur maaşı 2038.54 liraya çıktı.

Temmuz’daki yüzde 5’lik toplu sözleşme zammıyla da bu maaş yaklaşık 102 lira artışla 2140.46 liraya ulaşacak.

En yüksek memur maaşını alan müsteşarların maaşında da 350 lirayı aşan artış olacak.

EMEKLİSİNE DE VAR

Temmuz’da yüzde 5’lik toplu sözleşme artışıyla en düşük memur emekli aylığı 1701 liraya ulaşacak. 

Aralık 2015’e göre; en düşük maaştaki artış 186 lirayı bulacak. Yine Memur-Sen’in verilerine göre; en düşük memur emekli aylığı geçen yıl Temmuz’da 1415 liraydı.

Eylül’deki ekstra zam ile bu aylık 1515 liraya çıktı. Bu yıl Ocak’ta yüzde 6 artı yüzde 0.90 artışın yansıtılmasıyla en düşük memur emekli aylığı 105 lira artışla 1620 liraya yükseldi.

Temmuz’daki yüzde 5 toplu sözleşme zammıyla da en düşük maaş 81 lira yükselerek 1701 liraya çıkacak.

Toplamda en düşük memur emeklisi maaşında 3 zamla 186 lira artış görülecek.

Kaynak: msn.com

 

KPSS 2016'da Hangi Sorular Daha Fazla Puan Getirecek?

KPSS'de önemli etkenlerden birisi de kaygıdır. Kaygı düzeyi ne çok yüksek, ne de çok düşük olmalıdır. Kaygı optimum seviyede olursa, verim de o derece yükselir. Sınavda fazla stres yapmayın...

Uykunuzu İyi Alın...

KPSS 2016 öncesi, uykunuzu çok iyi almanız gerekiyor. Uykulu gireceğiniz sınav, sizin veriminizi ciddi şekilde düşürecektir. Özellikler Türkçe soruları gibi uzun sorularda, soruyu anlama gücünüz azalacaktır. Uykunuzu alırsanız, bu sorunların önüne geçmiş olursunuz...

Sabah Kahvaltısını Hafif Yapın...

Sınava gireceğiniz günün sabahında, hafif bir kahvaltı yapmanızı öneriyoruz. Yağlı yiyeceğiniz besinler, sınavda metabolizmanızda yorgunluğa neden olabilir...

Sınavda Havalar Nasıl Olacak?

Adaylar sınav öncesi hava durumuna göre hareket etmelidirler. Kıyafet seçimi buna göre yapılmalıdır.

Sınavda Başka Şeyler Düşünmeyin...

Sınav esnasında kesinlikle aklınıza kötü düşünceler getirmeyin. Bu sınav dünyanın sonu değil ama olursa da iyi olacak düşüncesi ile sınavı tamamlayın.

Matematik ve Türkçe Soruları Daha Fazla Puan Getiriyor...

Matematik ve Türkçe soruları, çok zaman kaybettirse de, sınav sonuçlarına daha fazla puan getiriyor. Sınavda bu soruların öneminin farkında olarak işlemler yapın.

Sınavda Sıkılmayın...

Sınav esnasında canınız sıkılırsa, o can sıkıntısı ile sınava devam etmeyin. Sınavı 20 saniye kadar bir süre bırakın ve derin nefes alın.

Sınav Optik Formuna Dikkat...

Sınavda, optik formun doğru bir şekilde doldurulduğuna dikkat edin...

Sınav Salonuna Erken Gidin...

Sınav başlangıcından daha önce sınav salonunda olun. Sınava ucu ucuna yetişmeyin

12 Mayıs 2016 Perşembe

Motorinin Litresine 11 Kuruş Zam Yapıldı!!

Akaryakıt dağıtım şirketleri, gece yarısından geçerli olmak üzere motorinin litre fiyatına ortalama 11 kuruş zam yaptı.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, motorinin litre fiyatı Ankara'da 3,69 liradan 3,80 liraya, İstanbul'da 3,64 liradan 3,75 liraya, İzmir'de 3,66 liradan 3,77 liraya yükselecek.

Dağıtım firmalarının belirlediği fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük çaplı değişiklikler gösteriyor.

26 Nisan Salı günü de benzinin litre fiyatına ortalama 6, motorine ise 7 kuruş zam yapılmıştı.

Muhabir: Hüseyin Erdoğan

5 Mayıs 2016 Perşembe

Davutoğlu,Görevi Neden Bıraktığını Açıkladı!!

AK Parti MYK toplantısının ardından açıklama yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu, 22 Mayıs'taki olağanüstü kongre yapılacağını, kongrede aday olmayacağını söyledi. Davutoğlu, "Görev süremin 4 yıldan kısa sürmesi benim tercihim değil, bir zaruretin sonucudur" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun dünkü görüşmesinin ardından flaş gelişmeler yaşandı. AK Parti, olağanüstü kongreye gidiyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında 1 saati aşkın rötarlı olarak saat 12.14'te başlayan MYK, 12.50'de sona erdi.

Başbakan Davutoğlu, MYK toplantısı ve dünkü gelişmelerden sonra ilk kez basının karşısına geçti. Davutoğlu, yaptıkları istişareler neticesinde 22 Mayıs'ta olağanüstü kongre yapacaklarını, kongrede aday olmayacağını açıkladı. Davutoğlu, zamansız görev değişimiyle ilgili "4 yıllık hukukumuzun kısa sürmesi benden dolayı değil, ortaya çıkan zaruretin neticesidir. Tertemiz oylarınız için hem teşekkür ediyorum hem de hakkınızı helal etmenizi istiyorum." dedi.

İşte Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları:

"Aziz milletim, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve AK Parti Genel Başkanı olarak hepinizi selamlıyorum. Son 25 yıldır en köklü dönüşümlerin geçtiği bir süreçteyiz. Bu 25 yıllık tarihte bir akademisyen bir danışman, bir bakan, bir başbakan olarak hizmet vermiş olmak benim için büyük bir gurur vesilesi olmuştur. Bu görevi, kurucu liderimiz sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan emanet almıştım. Karizmatik bir liderin ardından görevi devraldım. Bana verilen hususlardan hiçbir şekilde ayrılmadığımı düşünüyorum. Canla başla çalıştım. Buna şahit de aziz milletimizdir.

Şimdi bugün geldiğimiz bu noktada, gelecek perspektifimizi paylamak gereği ihtiyacındayım.

Bu yaklaşık 20 aylık süreç 3 döneme ayrılabilir. 1. dönem 62. Hükümet dönemidir. Bu dönemin en önemli meydan okuması, AK Parti'nin bütün olarak geleceğe hazırlanmasıdır. Karizmatik liderden sonra bir boşluk oluşur. Benim bu dönemde önceliğim AK Partimizin birliği ve beraberliğinin muhafazası olmuştur. O dönem 3 dönemlik arkadaşlar için farklı kanaatlar söyleniyordu. Benim döneminde tek bir istifa olmamış, partimizin omurgasından da hiçbir şey eksilmemiştir. Bu konuda bana katkıda bulunan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

İkinci hedefim suhuletle seçime götürmekti. Paralel yapı, Suriye meselesi ile ülkeyi seçime götürmem gerekiyordu. 62. Hükümetimiz ülkemizi suhuletle seçime götürdü. Diğer meydan okuma 6-7 Ekim terör olayları. Bu olayların üstesinden gelmek, yaraları sarmak ve tekrarlanmaması için güvenlik planlamaları yapılması. Bu dönemde yapılan yatırımların sürmesi bir başka görevimdi. Hiçbir yatırım geride kalmamış, aksama sözkonusu olmamıştır. Ekonomimizin çerçevesi de çizilmiştir.

"TÜRK DEMOKRASİ TARİHİ İÇİN KRİTİK DÖNEM"

İkinci dönemimiz en kritik dönemdi. Türk demokrasi tarihi için kritik bir dönemdi. 7 Haziran-1 Kasım arası. İstikrarlı bir dönem sonrası puslu havayı seven çakallar ortaya çıkmıştı. Partimizde bir hüzün, 'ne olacak' kaygısı vardı. 'Geriliyor muyuz?' kaygısı vardı. Bu binanın balkonunda 'Başınızı dik tutun, bugün AK Parti'nin yeniden bilmillah diyeceği gündür' dedim. 7 Haziranla birlikte muhasebemizi yaptık. 'Bu ülkeyi bir saniye bile hükümetsiz bırakmam' demiştim. Kaos bekleyenler, çelikleşmiş bir iradeyi karşılarında buldular.

Meclis'te çoğunluğu olmayan geçici bir hükümetin en radikal kararları alması gereken dönemdi. PKK, DAEŞ saldırıları kapsamlı bir savaş ilanıyla ülkemizi karşı karşıya bırakmıştı. Madem ki Türkiye'ye savaş ilan edilmiştir, ülkemizin bütün dağları, bütün vadileri, bütün şehileri terörden temizlenene kadar mücadeleden taviz vermeyeceğiz.

"3 AYLIK DÖNEMDE BÜTÜN VAATLERİMİZİ YERİNE GETİRMENİN HUZURU VE ONURUNU YAŞIYORUM"

63. Hükümet döneminin görevi, 1 Kasım seçimlerine ülkeyi suhuletle götürmekti. 1 Kasım seçimlerine suhuletle gittik. Gurur duyacağımız bir netice çıktı. Yüzde 85'lik bir katılım ve Yüzde 49,5'le gelen bir AK Parti teşkilatı. 4 yıllık bir hukuk oluşmuştu. Biz yeni dönemin çerçevesini çizmiştik. 3 aylık dönemde bütün vaatlerimizi yerine getirmenin huzuru ve onurunu yaşıyorum. Bu konuda emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkürü bir borç biliyorum.

"81 VİLAYETİ DOLAŞARAK VERDİĞİM HİÇBİR SÖZ YARIM KALMIŞ DEĞİLDİR"

1 Kasım öncesi 81 vilayeti dolaşarak verdiğim hiçbir söz yarım kalmış değildir. 3 aylık reformlarımızı tamamladık, 6 aylık reformlarımızın bir kısmını tamamladık. Ancak en büyük reformumuz ve bir gün hayata geçecek sivil anayasa için kurullar oluşturduk. Uzlaşma komisyonu oluştu. Çalışmalar yaptık.

2 Kasım'da aldığımız kararlarla kapsamlı operasyonlar başladı. Sur, Silopi, Derik, Varto'da birçok ilçede, bu operasyonlar büyük bir başarıyla yürütüldü, yürütülüyor.

Bütün şehitlerimize rahmet diliyorum. Bu mücadelede netice alınıncaya kadar nihayete erdirilecek. Türkiye her an kriz çıkabilir, ekonomik bakımdan sarsıntı olabilir denilen Türkiye sağlıklı işaretler veriyor, enflasyon düşüyor. Buradan kimsenin ekonomimizi bozacak spekülasyona gitmemesi uyarından bulunuyorum. Kimse ekonominin iç dengeleriyle oynamaya kalkmasın. Kurdaki düşüş devam etmeli. Bütün yatırımcılara bu güven ve istikrarın devam edeceği konusunda tereddüt etmemelerini belirtiyorum.

29 Kasım'da hükümeti kurduktan hemen sonra AB zirvesi gerçekleşti ve paket gereğince, mülteci geçişi 7 binlerden 10'lu rakamlara düştü. Vize muafiyeti için önemli adımlar atıldı. AB komisyonu, aldığı kararlarca önemli bir aşamaya gelmiş bulunuyor. G20 zirvesini gerçekleştirdik, İİT ve Dünya İnsani Zirvesi'ne evsahipliği yapacağız.

Cumhurbaşkanımız 'Ben emanetçi bir başbakan istemiyorum' demişti. Ben emaneti üstlendim. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı görevini layıkıyla yerine getirmek için gece gündüz çalıştım. Milletimiz şahittir.

"22 MAYIS'TA KONGRE KARARI ALDIK"

Partimiz yeni bir dönemin eşiğindedir. Partimiz tüzüğünün 70. maddesine göre 22 Mayıs'ta olağanüstü kongre kararı aldık.

"NEDEN GÖREVİMDEN AYRILIYORUM"

Muhalefet parti liderleri seçimi kaybettiği halde koltuğunda otururken, neden siz koltuğuzu bırakıyorsunuz diye soruyorsunuz. Benim bu kararımı almamda herhangi bir başarısızlık yoktur. Peki neden böyle bir karar aldım. Benim akademik hayatımdan itibaren bazı prensiplerim var. Üstlendiğim görevlerin hiçbirini ben talep etmedim. Bugün de böyle bir talebim olmadı.

Hayatta inanmadığım hiçbir şeyi savunmadım, kimseyle pazarlık yapmadım, inanmadığım değerler uğruna mevki makam talebim olmadı.

Eskilerin çok güzel bir sözü vardır: Yoldan önce yol arkadaşı. Benimle olmayan arkadaşlarımın önce bana söylemelerini tercih ederim.

"BU ŞARTLAR ALTINDA KONGREDE ADAY OLMAYI DÜŞÜNMÜYORUM"

İlk imzayı kendim attım ama refik olan yöntemi doğru bulmadım. Hepimizin bir muhasebe yapması gerekiyordu. Tüm istişarelerim neticesinde AK Parti'nin birliği ve beraberliği neticesinde refik (yol arkadaşı) değişmesindense Genel Başkan'ın değişmesini tercih ettim Bu şartlar altında önümüzdeki olağanüstü kongrede aday olmayı düşünmüyorum. AK Parti'nin kaderi artık AK Parti'nin kaderi değil Türkiye'nin kaderidir.

"PİŞMANLIK SÖZ KONUSU DEĞİL, YAPTIĞIM GÖREVİ HAKKIYLA VE ONURUMLA YAPTIM"

Bizim dönemlerimiz bir başarı dönemidir. Benim bu kararı almamda herhangi bir şekilde hissettiğim bir başarısızlık duygusu ya da tarafımca atılmış bir adımdan duyulmuş bir pişmanlık söz konusu değildir. Yaptığım görevi hakkıyla ve onurumla yaptım.

"HİÇKİMSE BU SÜREÇTE PARTİDE BİR AYRIŞMAYA İZİN VERMEMELİ"

Kim ki partimizde bir gedik açmaya, kim ki şu veya bu olay sebebiyle partimizden yolunu ayırmaya kalkarsa onun karşısında önce ben dururum. Bu süreçte hiç kimsenin şu veya bu gelişmeden rahatsız olduğu gerekçesiyle partide bir ayrışmaya izin vermemesi talebinde bulunuyorum.

"AK PARTİ'NİN NEFERİ OLARAK SİYASET VE DEMOKRASİ MÜCADELEMİ SON ANA KADAR SÜRDÜRECEĞİM"

Türkiye'ye bu tehditler söz konusuyken, içeriden ve dışarıdan birçok hain şebeke faaliyet içindeyken şunu belirtmek isterim, evet bu şartlarda olağanüstü kongrede aday olmayacağım ama AK Parti milletvekilliğim ve AK Parti'nin neferi olarak yürütmekte olduğum siyaset ve demokrasi mücadelemi son ana kadar sürdüreceğim.

"NE GELİŞME OLURSA OLSUN BEN VERDİĞİM SÖZE SAĞDIĞIM, CUMHURBAŞKANIMIZLA VEFA İLİŞKİSİNİ SÜRDÜRECEĞİM"

Ne gelişme olursa olsun ben verdiğim söze sadığım. Cumhurbaşkanımızla son nefesime kadar vefa ilişkisini sürdüreceğim. Hiç kimse benim ağzımdan, benim dilimden, benim zihnimden Cumhurbaşkanımız aleyhine tek bir söz duymadı, duymayacak. Bunun açık ve net bilinmesini isterim ve bunun istismar konusu edilmesine de izin vermem.

Cumhurbaşkanımızın onuru, hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başkanı olarak hem benim dava arkadaşım olarak onun ailesinin onuru benim ailemin onurudur. Onun ailesi benim ailemdir. Kimsenin bundan sonra yeni fitne kapıları açmaya niyetlenmemesi icap eder.

Biliniz ki Hazreti Mevlana'nın torunu olarak sevgi dışında yüreğimde hiçbir şey yok. Kimseye sitem, öfke, kırgınlık taşımıyorum."

Haberdata.com Güncel Son Dakika Haberleri